Osmanlı’nın çok katmanlı inanç dünyasını seyyahların, esirlerin ve dönemin tanıklarının gözünden yeniden düşünmeye davet eden bir yolculuk… Osmanlı’da İslam anlayışı şerî ve örfî hukuk yanında tasavvufî gelenekler ve ulemanın otoritesine de dayanıyordu.; Dervişler ve tasavvufî yapılarsa tekkeler aracılığıyla toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor, halk arasında dindarlık pratiklerini şekillendiriyor ve siyasi meşruiyete katkı sağlıyordu.; Hükümdar kültü, barut imparatorluklarının ideolojileri, ulemanın siyasi pozisyonları, tekke ve medrese merkezli halk İslam’ı, seyahatnamelerdeki gözlemler ve dönemin tarih yazımı gibi başlıklar üzerinden ilerleyen Osmanlı İmparatorluğu’nda Dervişler; hem siyasi tarih hem de din-siyaset ilişkilerine odaklanırken; Şah Abbas, Ekber Şah, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi güçlü figürlerin etrafında şekillenen İslami iktidar temsillerini, dinî meşruiyetin nasıl inşa edildiğini ve halk katmanlarında nasıl karşılık bulduğunu da çözümlemeye çalışı Devamını Göster